Ana SayfaMedlineSağlık Bilgileri Basın Odası İnsan Kaynakları İletişim
 Hakkımızda        Hasta Hakları        Eğitim        Kalite        Kariyer                                  
        Haberler        Görseller
Anasayfa / Sağlık Köşesi / Medline Bilgilendiriyor
Site içi arama :   
Çocuklarda Enfeksiyöz Hastalıklar
15.3.2011

 Çocuklarımızın, bebeklik ve çocukluk çağlarında maruz kaldıkları hastalıklar, düzenli ve zamanında aşılamalarla oldukça azaltılmış olsa da, henüz istenen düzeye varamamıştır. 
Hastalıkların en yoğun yaşanmaya başlandığı kış aylarına girerken hastalıkların neler olduğunu, nasıl tanımlayabileceğimizi ve alınabilecekler önlemleri bir kez de Medline Operasyonları Direktörü Dr.Barış Mutluer aracılığıyla iletmek istedik.
Kızıl: 1-3 gün süren kuluçka döneminden sonra hastalık, iyi bir tedavi ile 2-3 gün, tedavisiz 1-3 hafta sürer. Bulaşıcılığı, antibiyotik verilemesinden itibaren 1-2 gün, tedavisiz 1-3 hafta devam eder. Bu hastalığın en önemli tehlikeleri tedavisiz kalması durumunda ortaya çıkabilmektedir; romatizmal ateş ve kalp kası ile böbrek iltihaplanmalarıdır. Tedavi sırasında antibiyotik verilirse bağışıklık kazanılmayan bu hastalığın tedavisiz atlatılması durumunda uzun yıllar bağışıklık kazanılması mümkündür. Kızıl’ın belirtileri; yüksek ateş, baş ve boğaz ağrıları, bademciklerde şişme ve kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi, yüzde başlayan ve tüm vücuda yayılan kızarıklık ile parça parça bir görüntü veren dil yapısıdır. Yatak istirahati ile 10 gün ve hatta daha da uzun sürebilen antibiyotik tedavisi, pastil, ağrı kesiciler ve ağız içi spreyler Kızıl tedavisinde kullanılmaktadır. Kızıl’dan korunmak için; genel anlamda hijyenik önlemleri almak, vücut direnci zayıf kişilerde erken antibiyotik tedavisine başlamak gereklidir.
Kızamık: Kuluçka süresi 8 ila 14 gün arasında değişkenlik gösteren bu hastalığın tedavi süresi de yaklaşık 7 gün sürmektedir. Hastalığın başlamasının tespit edilmesinden 5 gün öncesi ile 7 gün sonrasına kadar bulaşıcılığı devam eden Kızamık hastalığındaki en büyük tehlikeler; orta kulak ve beyin zarı iltihapları gibi ikincil hastalıkların da oluşması ihtimalidir. Hastalık geçirildikten sonra ömür boyu bağışıklık kazanılan Kızamık’ın belirtileri; ateş, öksürük, nezle ve konjonktivit olarak sayılabilir. Bu belirtilerden yaklaşık 4 gün sonra, kulak arkasından başlayan ve tüm vücuda yayılan açık kırmızı renkli döküntü ile seyreden bir hastalıktır. En kesin önlem hastalıktan önce aşılanmış olmasıdır ancak hastalığın yaşanması durumunda iyi havalandırılmış bir ortamda yatak istirahati ve eğer yüksek ateş olursa ateş düşürücü ilaçların alınması uygun olur.
Kızamıkçık: Kuluçka süresi 7 ila 14 gün sürebilen bu hastalığın tedavisi 11-21 gün arasında gerçekleşebilmektedir. Döküntünün başlamasından 7 gün öncesinden ve 5 gün sonrasına kadar bulaşıcılığı devam eden Kızamıkçık’ın tehlikesi sadece hamilelikte yaşanması durumunda bebeğe zarar verebilecek olmasıdır. Hastalık geçirildikten sonra ömür boyu bağışıklık kazanılan bu hastalığın belirtileri; boğazda ve ensede yer alan lenf düğümlerinin şişmesi ve bunu takip eden 2 gün sonrasında da yüzden başlayıp tüm vücuda yayılan açık kırmızı renkli döküntülerdir. kesin önlem hastalıktan önce aşılanmış olmasıdır ancak hastalığın yaşanması durumunda iyi havalandırılmış bir ortamda yatak istirahati ve eğer yüksek ateş olursa ateş düşürücü ilaçların alınması uygun olur.
Kabakulak: 15-20 gün süren kuluçka döneminden sonra hastalık yaklaşık 7 gün devam eder. Tükürük bezlerinin şişmesinden 7 gün öncesinden, 9 sonrasına kadar bulaşıcılığı devam eden Kabakulak hastalığında en önemli tehlikeler; pankreas, beyin zarı, yumurtalık (erkeklerde) iltihaplarının oluşmasıdır. Hastalıktan sonra ömür boyu bağışıklık kazanılan Kabakulak’ın belirtileri; baş, boyun ve kulak ağrıları ve tükürük bezlerinde (tek ya da çift taraflı) ağrılı şişliktir. En kesin önlem hastalıktan önce aşılanmış olmasıdır ancak hastalığın yaşanması durumunda; kulak ve yanakların sıcak tutulması, tükürük bezlerinin olduğu bölgeye sıcak kompres uygulanması, ağız temizliğine dikkat edilmesi, yüksek ateş durumunda ateş düşürücü ilaç alınması uygundur. Hastanın bol sıvı almasına ve hafif beslenmesine özen gösterilmelidir.
Boğmaca: Kuluçka süresi 7 ile 14 gün sürebilen Boğmaca hastalığı 12 haftaya kadar sürebilir. Yaklaşık 40 gün süresince bulaşıcı özelliğini koruyan bu hastalığın tehlikeleri; orta kulak iltihabı gibi başka hastalıklara da sebebiyet vermesidir. Yeni doğanlarda yaşanması durumunda, solunum durması tehlikesi vardır. Nezle, ses kısıklığı, konjonktivit ve bazen de ateş ile kendini gösteren bu hastalıkta uzun ve nöbetler halinde gelen öksürük ve nefes alırken ses çıkması tipik özelliklerdir. En kesin önlem aşılama yapılmasıdır ancak hastalık durumunda; başlangıçta antibiyotik verilmesi, öksürük kesici ilaçların alınması, nemli ve sıcak bir ortamda tutulması uygundur. Öksürük sebebiyle kusma durumu da yaşanabileceğinden hasta, hastalık boyunca hafif gıdalarla beslenmelidir.
Suçiçeği: 11-15 gün süren kuluçka döneminden sonra hastalık, 1-2 hafta devam eder. Döküntünün görülmesinden 1 gün öncesinden kabuklar düşünceye kadar bulaşıcılığı devam eden Suçiçeği’nin tek tehlikesi; vücut direnci zayıfladığında ileri yaşlarda tekrarlama (Zona şeklinde) ihtimalinin olmasıdır. Hastalık geçirildikten sonra ömür boyu bağışıklık kazanılan Suçiçeği hastalığının belirtileri; baş ağrısı, ateş ve küçük kaşıntılı döküntüdür. Bu döküntüler, küçük şişlikler şeklinde başlayıp su toplayıp patlar ve zaman içinde kaybolur. Dikkat edilmesi gereken kabuklanma aşamasında kabukları asla koparmamak, kendi kendilerine dökülmelerine izin vermektir. Zamanından önce kopartılan kabuklar ciltte iz yapar. En kesin önlem, aşı olmaktır ancak hastalık döneminde kaşıntı giderici ilaçların, yüksek ateş olması halinde de ateş düşürücü ilaçların alınması uygundur.
Çocuklarımızın bu hastalıklarının pek çoğundan korunmaları mümkündür bunun için de aşağıda verdiğimiz aşı takvimine uyarak çocuklarınızı aşılatmanızı öneririz.
 
Geri Dön
Müşteri Hizmetleri
Tüm hakları saklıdır, kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Medline kurumsal web sayfasındaki bilgiler, kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
Sitede yer alan bilgiler, tedavi yöntemi olarak kabul edilmemeli, tıbbi bir eyleme temel oluşturmamalıdır.